dönüyoduk.Makara kukara derken caddenin karşısında grup olarak gezen tam sekiz sokak köpeğinin arasından gözlerim Tuğrul'u seçti.Tuğrul yaklaşık 2-3 aydır sürekli bizim fakültenin önünde takılan ,aşırı tüylü ,koyu kahve renklerde ve ölecek kadar sıska bir köpekti.İmaj olarak okuldan arkadaşımız Tuğrul'a benzediği için ismini tuğrul koyduk.Oda sevdi.Ne zaman Tuğrul desek döner koşar oldu hayvan.
Neyse ben buna seslendim."Tuğrul Tuğrul hanimiş benm Tuğrulum! " deyince ben atladı tabi hemen bu.sırt üstü yatıp ensesini yere sürte sürte bir yandan yerde debelenirken diğer yandanda açıkta olan göğsünü sevmemi istiyordu .Tabi bende severken diğer yandan dişlerimi sıkar bir vaziyette"hanimiç hanimiç" diyerek Tuğrul'u iyice bi azdırıyodum.Derken diğer 7 köpekde hoplıya zıplaya yanıma geldiler.Hepsi birden oyun ister vaziyette üstüme sırayla atlıyolardı.Biranda etrafımda 8 köpek birden dolmuştu ve aralarından 3 ü ile ters bir durumda pek karşılaşmak istemezsiniz tahminimce.
Bir anda ortaokul günlerime dönmüştüm.Ozamanlarda okula giderken bandırmanın bütün sokak köpeklerini peşime takardım.Beraber hoplıya zıplaya okul bahçesine girerdik.İstiklal marşı tam okunacakken müdür muavinleri köpekleri kovalamaya kovulur ,o esnadada müdürün kendisi bizzat benim kulağımı çekerdi.(Bu arada çok afedersiniz şuan aklıma geldi,sanırım fenci müdüre veriyodu,çünkü ne zaman müdür bana kızıp bişi yapsa fenci tırnak tokat bana dalıyodu.Şuan aklıma geldi dipnot veriyim dedim intikamı baz alarak!)(bir dipnot daha bide bu aklıma geldi.Ben okula her girdiğimde bir çocuk vardı .Aramızda ilk köşeli dörtgen süet ayakkabıları giyen o olduğu için sanırım en adam gibi adamımızdı.Bi gün bana "şu haline bak!
üstün başın pati içinde ne biçim adamsın sen ?"demişti.Velede bak.Sen ne zaman büyüdün ve kirlendi dünya?(ehehe lafa bak!)Gerçi ona karşı intikamlık birşey olmadı çünkü bir tenefüs sonra bunun hoşlandığı kızla beraber bunu ufak bir çalı ile mevzubais köpeklerden birinin kukusuyla oynarken gördük ve hoşlandığı kızla nıç nıçlayarak önünden geçtik.NE BETER OKULMUŞ BANDIRMA İLKÖĞRETİM OKULU be!)
Neyse çok uzatmayalım 8 oyun manyağı sokak köpeği ile yürümenin ne kadar or olduğunu bildiğimden ,Eren'e "Senin evin daha uzak, sen ayrıl benden hazır bunlar benm peşime takılmışken sen kaç kurtar kendini.Zaten evim şurası ben giderim dedim.Eren'i yüzünde bir tebessüm ile kaldırımda bırakırken artık köpekler üst baş bırakmamış,hababam ayran budalası gibi oyun istiyolardı.Dile gelseler ne derlerdiki acaba?"oyun oyun oyun oyun çok az bayat ekmeğe sürekli seninle oynayabiliriz hadi biraz daha oyun birazdaha ver elini ısıriim abi!"
gibi bişi saçmalarlardı heralde.
Kaldırımda yürürken bunlar tabi sağıma soluma atlıyolar, ilgilerini dağıtan ufacık bişiy oldumu ben adımlarımı hızlandırıp bunlardan kaçmaya yelteniyodum.Örnek olarak caddeden bir araba geçiyorsa, bunlar arabanın peşinden bağıra çağıra koşarken bende fıymaya çalışıyodumki ,gene yakalıyo namussuzlar.
Derken karşımdan kapşonunu takmış bir adam geliyorduki bunlar adamada havlamaya başladılar.Adamda bunlardan korkup kaçmaya başlayınca bunlarda peşine takıldılar.Bende fırsat bu fırsat dedim , ve bende bir anda hızlanarak fıymaya çalıştım.Köşeyi dönüp tam adalara girdim, içimden "oh be bulmazlar artık eve kadar rahatım dediğim anda, karşıma iki
adet tasmalı ama tasmalar salınmış pitbull çıkı.Tam saldıracak pozisyonda duruyolardı.Arka bacaklar gergin kafalar aşağıda ve cadı tırnağı gibi şeklibozuk sivri dişlerini açarak böğürtülü bir gırtlakla hırlıyolardı.O an tekrar b.ku yedik dedim.Çünkü daha önce bir rottweiler ile dövüşmüştüm.Ağzım burnum parçalandı.Üstüne bıçakladıar tabi bide
Tekrar geri geldiler.Saydım ki zaiyat yoktu.Yoklama tamdı.O an en sevdiğim arkadaşlarım onlardı.Onlarlada yürürken bir güven gelmişti. Artık kaçmıyodum.Beraber evin önüne kadar geldik.Oturdular kaldırıma.Belki onları içeri alırdım ama ev arkadaşımlada yolları ayırırdık.Ne kadar delikanlı olsalarda ev sahibiyle kira için bilek güreşi yapmıyoruz sonuçta.Ama tuğrula bir şinitzel sözü verdim.
**Bu arada konu açılmışken cins köpek sahipleri ile ilgili bazı düzenlemeler yapılmalı.Bu köpekler bildiğiniz üzere yeri geldiğinde yetiştirilmesine göre bir silah oluyolar.benm söylemek istediğim bu köpeklerin Türkiyede yasaklanması değil.Zaten yasak olsa bizim hımbıl polisler cins ayırt edemiyolar.(geçen bitanesi golden a silah çekmiş!)Demek istediğim iş veterinerlere düşüyor.bu köpeklerin cinslerine ,ihtiyaçları olan besin değerlerine ve ruh hallerine göre ,sahibi olmak isteyen kişilerin maddi durumları,GBTleri , psikolojik durumları
ve benzeri özelliklerine göre köpek için uygun olup olmadığını kontrol etmeleri ve bu köpeklere veterinerlerin onay vermeleri gerektiği.Yani anlatmak istediğim , serserice şu herif kişisel ezikliğini köpek ile kapatıyo.Dayıyo hayvana karbonhdratı(makarna), vuruyo tasmayı,zaten 5 kazmasınız bide köpek , sonra heralde köpeğin verdiği özgüven ile sağa sola taşıyolar.Yani sen o hayvana ne verirsen o onu alır.sen ezikliğinden meymenetsizliğinden dolayı o hayvanı bir saldırı cihazı olarak kullanıyosun.
demek istediğim bu yazıyı okuyanlardan birisi panter emelin arkadaşı akrabası filansa bu notumu bi zahmet ileti versin
Yada bak bu daha etkili Ya köekler için böle bişiler ayarlayın devlet olarak Yada silahım için taşıma ruhsatı çıkarın bana
nasıl ama etkili dimi. TABANCAM VAR BENİM EVET!










[link]
--
░▒▓█
--
TETRAHYDROCANNABINOL
X3
--
Misery loves company....
but I'd prefer you are happy....
please be happy....
--
21 sorulan sorudan sonra
sessizliğimdeki sesim sensin
sensizlikse sonsuzluktaki hiçliğim
ben senle ben oldum benliğimi buldum
evet galiba ben aşık oldum
--
[link]
--
Asla pes etme... Never give up... Calis, elde et... Work for it, earn it...
Previous Page12345...Next Page